WhatsApp

Beyin ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar

16 Jan 2020 | Beyin ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Beyin ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve nörobilim
Beyin, Bilim & Nöromitler

Beyin hakkında bildiklerimizin ne kadarı doğru?

Beyin araştırmalarındaki hızlı gelişmeler, yıllardır doğru kabul edilen pek çok düşüncenin yeniden değerlendirilmesini sağlıyor.

Beynimiz değişmeyen ve kapasitesi önceden belirlenmiş bir organ değil; yaşam boyunca öğrenmeye, uyum sağlamaya ve yeni bağlantılar geliştirmeye devam eden dinamik bir sistemdir.

Beyinle ilgili en büyük yanılgılardan biri, onun sabit ve değişmez bir organ olduğunu düşünmektir. Oysa deneyimlerimiz, öğrenme biçimimiz ve günlük alışkanlıklarımız beynin bağlantılarını yaşam boyunca etkileyebilir.

Nörobilim Çağı

Beyin Araştırmalarının En Heyecanlı Dönemlerinden Birindeyiz

İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar nöron bulunur. Bu sinir hücreleri, birbirleriyle çok büyük sayılarda sinaptik bağlantılar kurarak algı, öğrenme, hafıza, hareket ve duygu gibi karmaşık süreçlerin gerçekleşmesini sağlar.

Yüzyılımızda beyinle ilgili araştırmaların en heyecanlı dönemlerinden birine girmiş bulunuyoruz. Beynin çalışma biçimi, öğrenme kapasitesi ve yaşam boyunca gösterebildiği değişimler üzerine sürekli yeni araştırmalar yayımlanıyor.

Bu araştırmalar çoğaldıkça, beyin hakkında uzun yıllardır anlatılan bazı popüler bilgilerin gerçeği tam olarak yansıtmadığı daha açık biçimde görülüyor.

Nöromit Nedir?

Nöromit, beyin ve sinir sistemi hakkındaki bilimsel bir bilginin yanlış anlaşılması, aşırı genellenmesi veya zaman içinde popüler fakat hatalı bir inanışa dönüşmesidir.

Beynimizin yalnızca yüzde 10’unu kullandığımız, yetişkin beyninin değişemeyeceği veya yaşlandıkça zihinsel gerilemenin mutlaka kaçınılmaz olduğu gibi düşünceler en yaygın nöromitler arasındadır.

Doğru Bilinen Yanlış 1

“İnsan Beyninin Yalnızca Yüzde 10’unu Kullanır”

Bu ifade doğru değildir. Beynin görüntülenmesine dayanan çalışmalar, günlük yaşam sırasında beynimizin farklı bölgelerinin farklı görevler için sürekli olarak kullanıldığını gösterir.

Elbette beynin bütün bölgeleri aynı anda ve aynı yoğunlukta çalışmaz. Konuşurken, yürürken, dinlenirken, bir yüzü hatırlarken veya yeni bir beceri öğrenirken farklı sinir ağları devreye girer.

Dolayısıyla kullanılmadan bekleyen büyük bir yüzde 90’lık beyin bölgesi yoktur. Geliştirilebilecek olan şey beynin kullanılmayan bir parçası değil; bilgi, deneyim, pratik ve öğrenmeyle güçlenebilen bağlantıları ve becerileridir.

Bilimsel Gerçek

Beynin tamamı işlevseldir. Ancak bütün bölgeler aynı anda çalışmaz; o anda gerçekleştirdiğimiz göreve göre farklı sinir ağları etkinleşir.

Beyninizi geliştirmek, kullanılmayan bir bölgeyi açmak değil; yeni ve daha güçlü bağlantılar kurmaktır.

Öğrenmek, üretmek, merak etmek ve yeni deneyimlere açık olmak beyninizin yaşam boyunca değişim kapasitesini destekler.

Doğru Bilinen Yanlış 2

“Hasar Görmüş Beyin Kendini İyileştiremez”

Beynin hasar sonrasında hiçbir biçimde değişemeyeceği düşüncesi doğru değildir. Beyin, bazı işlevleri yeniden düzenleme ve sağlam sinir ağları üzerinden yeni yollar geliştirme kapasitesine sahiptir.

Bu değişim yeteneği nöroplastisite olarak adlandırılır. Rehabilitasyon, tekrar, öğrenme ve uygun tedavi süreçleri bazı kişilerde kaybedilen işlevlerin kısmen veya önemli ölçüde yeniden kazanılmasını destekleyebilir.

Bununla birlikte her beyin hasarı tamamen iyileşmez. İyileşme kapasitesi hasarın yeri, büyüklüğü, nedeni, kişinin yaşı, sağlık durumu ve uygulanan tedavi gibi birçok etkene bağlıdır.

Doğru Bilinen Yanlış 3

“Beynin Donanımı Değiştirilemez”

Beynin genetik olarak belirlenen bir başlangıç yapısı olsa da bu yapı yaşam boyunca bütünüyle sabit kalmaz.

Yeni bilgiler öğrenmek, bir beceriyi tekrar etmek, farklı bir dil konuşmak, müzikle ilgilenmek, hareket etmek veya farkındalık uygulamaları yapmak sinir ağları arasındaki bağlantıları etkileyebilir.

Beyni bir bilgisayar gibi yeniden programlama benzetmesi konuyu anlaşılır hale getirebilir; ancak biyolojik beyin bir bilgisayar yazılımından çok daha karmaşık, dinamik ve bedenle sürekli etkileşim halinde olan canlı bir sistemdir.

Beyin esnekliği, öğrenme ve nöroplastisite
Beynin Değişim Yeteneği

Nöroplastisite Yaşam Boyunca Devam Eder

Nöroplastisite yalnızca çocukluk döneminde görülen bir özellik değildir. Yetişkin beyni de yeni deneyimler, öğrenme ve düzenli pratik sonucunda yapısal ve işlevsel değişimler gösterebilir.

Değişim kapasitesi yaşla birlikte farklılaşabilir; ancak öğrenme, yeni bağlantılar kurma ve mevcut becerileri geliştirme yeteneği yaşam boyunca devam eder.

Doğru Bilinen Yanlış 4

“Beynin Yaşlanması Kaçınılmazdır ve Geri Döndürülemez”

Yaş almak beynin yapısında ve çalışma biçiminde bazı değişimlere neden olabilir. Ancak bütün insanların aynı hızda veya aynı ölçüde zihinsel gerileme yaşayacağı düşüncesi doğru değildir.

Düzenli fiziksel hareket, kaliteli uyku, dengeli beslenme, zihinsel olarak uyarıcı etkinlikler, sosyal bağlar ve kalp damar sağlığının korunması bilişsel sağlığı destekleyen temel yaşam alışkanlıkları arasında yer alır.

Amaç yaşlanmayı bütünüyle tersine çevirmek değil; beynin mevcut kapasitesini korumak, riskleri azaltmak ve yaşam boyunca öğrenmeye devam etmektir.

Doğru Bilinen Yanlış 5

“Kaybedilen Beyin Hücrelerinin Yerine Yenisi Oluşmaz”

Bu konu uzun yıllar boyunca beynin değişmez olduğu düşüncesinin temel parçalarından biriydi. Günümüzde yetişkin insan beyninin bazı bölgelerinde yeni sinir hücrelerinin oluşabildiğine ilişkin güçlü bulgular bulunmaktadır.

Özellikle öğrenme ve hafızayla ilişkili hipokampus bölgesindeki yetişkin nörogenezi araştırılmaktadır. Bununla birlikte yeni nöronların hangi hızda oluştuğu ve insan bilişindeki kesin rolü hâlâ bilimsel araştırmaların konusudur.

Beynin yenilenme kapasitesi yalnızca yeni hücre oluşumuyla sınırlı değildir. Var olan nöronlar arasında yeni bağlantılar kurulması ve mevcut bağlantıların yeniden düzenlenmesi de beynin uyum yeteneğinin önemli bir bölümünü oluşturur.

Doğru Bilinen Yanlış 6

“İçgüdüsel Tepkilerimiz Mantıklı Beynimize Hükmeder”

Beynin alt bölümlerinin korku, öfke ve içgüdülerden; üst bölgelerinin ise yalnızca mantık ve bilinçli kararlardan sorumlu olduğu düşüncesi oldukça basitleştirilmiş eski bir beyin modeline dayanır.

Güncel nörobilim, duygu, düşünce, hafıza ve karar verme süreçlerinin birbirinden tamamen bağımsız katmanlar tarafından değil, birbiriyle sürekli iletişim halinde olan karmaşık sinir ağları tarafından yönetildiğini gösterir.

Korku, öfke veya kıskançlık gibi duygular insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bu duyguların ortaya çıkmasını her zaman seçemeyebiliriz; ancak onları fark etmeyi, düzenlemeyi ve davranışlarımızı daha bilinçli biçimde seçmeyi öğrenebiliriz.

Yaygın Beyin Mitleri ve Bilimsel Gerçekler

Yüzde 10 Miti

Beynin tamamı işlevseldir; yalnızca bütün bölgeleri aynı anda kullanmayız.

Sabit Beyin Miti

Beyin, öğrenme ve deneyimlerle yaşam boyunca değişim gösterebilir.

Kaçınılmaz Gerileme Miti

Yaşlanma herkeste aynı hızda ve aynı biçimde zihinsel gerilemeye neden olmaz.

Yeni Hücre Oluşmaz Miti

Bazı beyin bölgelerinde yetişkinlikte yeni nöron oluşumuna ilişkin bulgular bulunmaktadır.

Üç Katmanlı Beyin Miti

Duygu ve düşünceler tek bir beyin katmanından değil, etkileşimli sinir ağlarından doğar.

İyileşemez Miti

Beyin bazı hasarlardan sonra yeniden yapılanabilir; ancak iyileşme kişiye ve hasara göre değişir.

Beyninizin Değişim Kapasitesini Destekleyin

Öğrenmeye Devam Edin

Yeni bilgiler ve beceriler beynin farklı sinir ağlarını çalıştırır.

Düzenli Hareket Edin

Fiziksel aktivite beyin ve kalp damar sağlığını birlikte destekler.

Uykunuza Önem Verin

Uyku, hafıza ve öğrenme süreçlerinin sağlıklı işlemesi açısından önemlidir.

Sosyal Bağlar Kurun

Anlamlı ilişkiler zihinsel ve duygusal iyi oluşu destekler.

Farkındalık Geliştirin

Meditasyon ve farkındalık uygulamaları dikkat ve stres yönetimini destekleyebilir.

Genel Sağlığınızı Koruyun

Kan basıncı, kan şekeri ve kalp damar sağlığı beyin sağlığıyla yakından ilişkilidir.

Beyniniz Yaşam Boyunca Değişmeye Devam Eder

Beyninizin kapasitesi tek bir yüzdeyle ölçülemez ve yaşamınızın başında değişmez biçimde belirlenmez.

Öğrenme, hareket, uyku, sosyal bağlar, merak ve bilinçli yaşam alışkanlıkları beyninizin mevcut kapasitesini daha sağlıklı biçimde kullanmanıza yardımcı olabilir.

Beyin Sağlığıyla İlgili Belirtileri Önemseyin

Nöroplastisite beynin değişim kapasitesini ifade eder; ancak nörolojik hastalıkların yalnızca yaşam tarzı veya irade yoluyla tedavi edilebileceği anlamına gelmez.

Ani konuşma bozukluğu, yüzde veya bedende güçsüzlük, bilinç değişikliği, yeni başlayan şiddetli baş ağrısı, nöbet, ilerleyen hafıza kaybı veya belirgin davranış değişikliklerinde sağlık kuruluşuna başvurun.

Merak Edilenler

Beyin Hakkındaki Yaygın Mitlerle İlgili Sık Sorulan Sorular

İnsan beyninin gerçekten yalnızca yüzde 10’unu mu kullanır?

Hayır. Beynin tamamı işlevseldir. Farklı görevler sırasında farklı beyin bölgeleri ve sinir ağları etkinleşir; ancak bütün bölgeler aynı anda çalışmaz.

Yetişkin beyni değişebilir mi?

Evet. Yetişkin beyni öğrenme, deneyim, tekrar ve çevresel değişikliklere bağlı olarak yeni bağlantılar geliştirebilir. Bu kapasite nöroplastisite olarak adlandırılır.

Hasar gören beyin tamamen iyileşebilir mi?

Bazı işlevler nöroplastisite ve rehabilitasyon sayesinde kısmen veya büyük ölçüde yeniden kazanılabilir. Ancak iyileşmenin düzeyi hasarın türüne, yerine ve büyüklüğüne göre değişir.

Yetişkin beyninde yeni hücreler oluşur mu?

Bazı beyin bölgelerinde yetişkinlikte yeni nöron oluşabildiğine ilişkin güçlü bilimsel bulgular vardır. Ancak bu sürecin kapsamı ve insan bilişindeki işlevi araştırılmaya devam etmektedir.

Beyin yaşlandıkça zihinsel gerileme kaçınılmaz mıdır?

Hayır. Yaşa bağlı bazı değişimler doğal olsa da herkes aynı ölçüde bilişsel gerileme yaşamaz. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları bilişsel işlevlerin korunmasına yardımcı olabilir.

Sürüngen beyin modeli bilimsel olarak geçerli midir?

Üç katmanlı veya sürüngen beyin modeli, beynin işleyişini açıklamak için kullanılan eski ve basitleştirilmiş bir benzetmedir. Güncel nörobilim duygu, düşünce ve davranışların etkileşimli sinir ağlarından doğduğunu kabul eder.

Ebru Şinik
Wellbeing & Ayurveda Uzmanı, Bütünsel Sağlık Yazarı