Yaşamınızdaki değişim önce niyetle başlar
Beyninizin hem yöneticisi, hem mucidi, hem öğretmeni, hem de kullanıcısı sizsiniz.
İyi haber şu ki beyniniz, yaşam boyunca öğrenme, gelişme ve yeni koşullara uyum sağlama kapasitesine sahiptir.
Niyet yönü belirler, dikkat enerjiyi o yöne taşır; bilinçli ve istikrarlı eylem ise yaşamınızda görmek istediğiniz dönüşümün gerçekleşmesini destekler.
Beynin Tezahür Yeteneği
Beynimiz, kendini iyileştirme, yeni bağlantılar geliştirme ve yeniden şekillenme kapasitesine sahip olan, doğanın bize verdiği en güzel hediyelerden biridir.
Beynimizin kapasitesini kullanarak sonsuz olasılıklar alanına girebilir; özgür irademiz, seçimlerimiz ve niyetlerimiz aracılığıyla yaşamımızda görmek istediğimiz değişimin temellerini atabiliriz.
Vedik bilgilerde anlatılan tezahür yaklaşımında insanın yaratım süreci üç temel basamakla ifade edilir:
Niyet
Yaşamınızda gerçekleştirmek istediğiniz değişimin yönünü ve anlamını belirlersiniz.
Dikkat
Zamanınızı, enerjinizi ve bilinçli eylemlerinizi niyet ettiğiniz konuya yöneltirsiniz.
Tezahür
Niyetinizle uyumlu seçim ve eylemleriniz sonucunda yaratım ve dönüşüm süreci başlar.
Her Şey Niyetle Başlar
İlk basamak olan niyet, her şeyin başlangıcıdır. Hayallerimize ve arzularımıza kavuşmak için önce niyet etmeliyiz.
Niyeti nasıl oluşturduğumuz da çok önemlidir. Bu konuya ilerleyen bölümlerde detaylı değineceğim.
Meditasyona başlamadan önce de ilk olarak niyetimizi belirleriz. Çünkü niyet, uygulamamıza yön verir ve meditasyon sırasında geliştirdiğimiz farkındalığı yaşamımızda dönüştürmek istediğimiz alanlarla buluşturur.
Enerjinizi Niyetiniz Doğrultusunda Biçimlendirin
Önce niyet eder, ardından gerçekleşmesi için niyet ettiğimiz konuya dikkatimizi vererek enerji akışını yöneltiriz.
Enerji akışını yöneltmek; her gün niyetinizle ilgili olarak bilinçli bir eylem ve aktivite içinde bulunmanız, yani hedefe hizmet eden kaliteli zaman ayırmanız demektir.
Enerjinin aktığı noktada yaratım, yani tezahür başlar. Buna enerjinizi niyetleriniz doğrultusunda biçimlendirmek de diyebilirsiniz.
Niyet sonsuz olasılıklar alanı, dikkat ise enerjidir.
Beyninizin Gelişim Kapasitesine İnanıyor musunuz?
Dikkat çekmek istediğim diğer bir nokta ise şu: Beyniniz, yapamayacağınızı düşündüğünüz bir şeyi gerçekten de yapmakta zorlanır. Bu nedenle önce beyninizin gelişim kapasitesine inanmanızı tavsiye ederim.
İnanmayarak, inanmaya inanmaya bir şeyi gerçekleştiremezsiniz. Elbette bu kuralın dışında değerlendirilebilecek bazı farkındalık egzersizleri de vardır. Örneğin meditasyon gibi.
Meditasyon teknolojisine ister inanın, ister inanmayın; düzenli uyguladığınız sürece bedeniniz ve zihniniz üzerindeki etkilerini deneyimleyebilirsiniz. Meditasyonun faydasına inanmak zorunda değilsinizdir; fayda görmek için düzenli biçimde uygulamanız gerekir.
Bu konuyu da ilerleyen bölümlerde detaylı olarak anlatacağım. Şimdilik yalnızca şunu söylemeliyim: Hayatımızda bir şey yaratmak, bir hayalimizi gerçekleştirmek istiyorsak onun gerçekleşeceğine inanmak, o doğrultuda niyet etmek ve niyet edilen konuya tüm dikkat ve enerjimizi yöneltmek tezahür yaklaşımının ilk basamaklarıdır.
Beyninizin Yöneticisi de Kullanıcısı da Sizsiniz
Beyninizin hem yöneticisi, hem mucidi, hem öğretmeni, hem de kullanıcısı sizsiniz ve iyi haber şu ki beyniniz sonsuz adaptasyon yeteneğine sahiptir.
Bir Yönetici Olarak
Ona günlük işlerinizi vermekten ve dikkatinizi hangi konuya yönelteceğinizi belirlemekten sorumlusunuz.
Bir Mucit Olarak
Bir önceki gün var olmayan yeni yolları, düşünceleri ve bağlantıları yaratması için beyninizi teşvik etmekten sorumlusunuz.
Bir Öğretmen Olarak
Yeni bilgiler ve yetenekler öğrenmesi için beyninizi çalıştırmaktan sorumlusunuz.
Bir Kullanıcı Olarak
Onun iyi, dengeli ve düzenli çalışmasını destekleyen yaşam alışkanlıklarından sorumlusunuz.
Beyniniz Yaşam Boyunca Gelişmeye Devam Eder
Siz ondan daha fazlasını istedikçe, o da daha fazlasını mucizevi bir şekilde verme yeteneğine sahiptir.
Doğduğumuz zaman kalbimizin ve karaciğerimizin mevcut biyolojik potansiyeliyle hayata başlarız. Onları yaşam tarzımıza dikkat ederek sağlıklı tutabilir ve dengeli çalışmalarını destekleyebiliriz.
Ama beyin farklıdır. Beyniniz yaşamınız boyunca yeni bağlantılar geliştirme, öğrenme, değişen koşullara uyum sağlama ve kendisini sürekli olarak geliştirme kabiliyetiyle donanmıştır.
Yeni Şeyler Öğrenmek İçin Neden Kendinize Sınır Koyuyorsunuz?
Yaşamımıza sahip olduğumuz yetenekler açısından baktığımızda, doğduğumuz andan itibaren emeklemek, yürümek, konuşmak, dans etmek, bisiklete binmek, tırmanmak, okumak, yazmak, yemek yapmak ve el becerileri geliştirmek gibi sayısız yeni davranış ve yeteneği öğrendik.
Buna rağmen nedense belli yaşlara ve/veya sosyal durumlara geldikten sonra çoğumuz yeni yetenekler öğrenmek konusunda kendisine limit koyuyor.
Sahi neden? Bunu kendinize neden yapıyor, doğum hakkınızı neden kullanmıyorsunuz?
Yaşamınızdaki En İyi Versiyonunuza Doğru İlerleyin
Genleriniz Kaderiniz Değildir kitabımda yer alan günlük önerileri adım adım uygulamaya başladığınız andan itibaren kendinizin bu yaşamdaki en iyi versiyonuna doğru çok keyifli bir dönüşüme girecek; hem bedeninizin hem de zihninizin sınırlarını genişletmeye başlayacaksınız.
Kitabı İnceleyinÇok Heyecanlı Değil mi?
Bugüne kadar kendinizi daha iyi hissetmek için denediğiniz hiçbir tekniğin işe yaramamış olduğunu düşünüyor olabilirsiniz.
Öğrendiklerinizi uzun vadede sürdürülebilir biçimde uygulamakta güçlük yaşamış olabilirsiniz.
İdeal bedeninize sahip olmak için başladığınız diyetlerin sonunu getirememiş veya tamamladıktan sonra eski yeme alışkanlıklarınıza dönmüş olabilirsiniz.
Düzenli hareket etme alışkanlığını kendinize kazandıramamış olabilirsiniz.
Başladığınız projeleri tamamlamadan yarım bırakmış olabilirsiniz.
Heyecanınıza ortak olan ve sizi hayalleriniz için gönülden destekleyen yakınlarınız olmamış olabilir.
Kendinizi sevdiklerinize adayarak, kendiniz ama yalnızca kendiniz için belki de hiçbir şey yapmamış olabilirsiniz.
Bugüne Kadar Yaşadığınız Hayatı Hatırlayın
Bu tür örnekleri sonsuz sayıda çoğaltabiliriz. Neler yaşamış olursanız olun, şimdi sizden bugüne kadar yaşamış olduğunuz hayata kısaca dönüp bakmanızı istiyorum.
Sevinçlerinizi, başarılarınızı, üzüntülerinizi, sevdiklerinizi, pişmanlıklarınızı, öfkelerinizi, kendiniz de dâhil olmak üzere affedemediklerinizi düşünün.
Okul hayatınızı, iş hayatınızı, arkadaşlarınızla, çocuklarınızla ve tüm sevdiklerinizle ilişkilerinizi, evlilik hayatınızı ve sizi bugüne taşıyan tüm deneyimlerinizi bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirin.
Şimdi Tekrar Bu Ana Gelin
Gelecekle ilgili hedeflerinizi ve hayallerinizi düşünün.
Yaşamınızda gerçekleşmesini istediğiniz o konuyu buldunuz, değil mi?
Şimdi Kendinize Samimi Olarak Sorun
Memnun Olmadığınız Bir Alan Var mı?
Yaşamınızda memnun olmadığınız ve değiştirmek istediğiniz bir durum bulunuyor mu?
Kontrolünüzü Kolayca Kaybediyor musunuz?
Sinir sisteminizin zorlandığını ve sık sık kolaylıkla kontrolünüzü kaybettiğinizi düşünüyor olabilir misiniz?
Kronik Stres Yaşamınızın Bir Parçası mı?
Gün boyu stres seviyesi çok yüksek olan bir işte çalışıyor ve kronik stresin yaşamınızın bir parçası olduğunu fark etmeye mi başlıyorsunuz?
Rahat Nefes Alabiliyor musunuz?
Kaygı nedeniyle rahat nefes almakta zorlanıyor veya geceleri uykusuzluk mu yaşıyorsunuz?
Gelecek Kaygısı Taşıyor musunuz?
Gelecekle ilgili düşünceler nedeniyle sürekli endişeleniyor musunuz?
Düşünceleriniz Esnek mi?
Düşüncelerinizde esneklik yakalayamıyor, çevrenizdekileri kırıyor veya kendinizi yeni deneyimlere kapatıyor olabilir misiniz?
Günleriniz Birbirini Tekrarlıyor mu?
Her gününüzün bir önceki günün aynısı olduğunu düşünerek günlük hayatın sıkıcılığından yakınıyor musunuz?
Neleri Değiştirirdiniz?
Sihirli bir değneğiniz ve yaşamınızda değişiklik yapmak için sonsuz sayıda hakkınız olsaydı, sırasıyla neleri değiştirir ve hangi yenilikleri yapardınız?
Kendinize Şefkatle Yaklaşın
Bu sorular kendinizi yargılamanız için değil; yaşamınızda değiştirmek istediğiniz alanları daha açık biçimde görebilmeniz için hazırlanmıştır.
Yoğun kaygı, uzun süren uykusuzluk, tekrarlayan panik belirtileri, günlük işlevlerinizi etkileyen düşünceler veya duygusal zorlanmalar yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önemlidir.
Sihirli Değneğiniz Beyninizdir
Tüm bu açıklamalardan sonra aslında sihirli değneğinizle birlikte doğmuş olduğunuzu artık anladınız, değil mi?
Niyetinizi belirleyin, dikkatinizi yöneltin, bilinçli adımlar atın ve beyninizin yaşam boyu gelişme kapasitesini destekleyin.
Niyet Etmek ve Niyetin Gücü Hakkında Sık Sorulan Sorular
Niyet etmek ne anlama gelir?
Niyet etmek, yaşamınızda gerçekleştirmek istediğiniz değişimi veya ulaşmak istediğiniz yönü bilinçli olarak belirlemektir. Niyet, seçimlerinize ve eylemlerinize yön veren içsel bir başlangıç noktasıdır.
Niyet ile hedef arasındaki fark nedir?
Hedef genellikle ulaşılmak istenen somut sonucu ifade eder. Niyet ise bu hedefin arkasındaki anlamı, yönü ve kişinin süreç boyunca nasıl olmak istediğini belirler.
Niyet etmek tek başına yeterli midir?
Hayır. Niyet yönü belirler; ancak dönüşüm için dikkatin, zamanın, enerjinin ve bilinçli eylemlerin de bu niyetle uyumlu olması gerekir.
Dikkat neden önemlidir?
Dikkat, zihinsel ve davranışsal enerjinizi hangi konuya yönelttiğinizi belirler. Düzenli olarak dikkatinizi verdiğiniz alanlar, seçimlerinizi ve alışkanlıklarınızı etkiler.
Meditasyondan önce niyet belirlemek gerekir mi?
Meditasyon öncesinde niyet belirlemek uygulamanın yönünü netleştirebilir. Bununla birlikte yalnızca nefesi izlemek veya anda kalmak da başlı başına geçerli bir meditasyon uygulamasıdır.
Beyin gerçekten yaşam boyunca değişebilir mi?
Evet. Beyin yeni deneyimler, öğrenme, tekrar ve yaşam alışkanlıkları doğrultusunda yeni bağlantılar geliştirebilir. Bu özellik nöroplastisite olarak adlandırılır.
Ebru Şinik
Wellbeing & Ayurveda Uzmanı, Bütünsel Sağlık Yazarı