Ayurvedik Öneriler

Ebru Şinik Ayurvedik Önerileri

Cildinize Detoks Yaptırın

Dünyayı duyularımızın izlenimleri ile algılıyor ve deneyimliyoruz. Duyularımız ne kadar açık ve sağlıklı çalışıyorsa, yaşamı o derece zengin deneyimliyoruz. Çünkü duyularımız vasıtası ile edindiğimiz izlenimler, yani kokladığımız, gördüğümüz, duyduğumuz, dokunduğumuz, tadını aldığımız her şey hormon salınımını tetikliyor ve bu da bedenimizdeki tüm biyokimyasal değişimleri doğrudan etkiliyor. Yani duyularımız vasıtası ile algıladıklarımız muhtelif hormonların salgılanması neticesinde duygu durumumuzu hem etkiliyor hem de yönlendiriyor.

Bu nedenle Koruyucu Tıp sistemi olan Ayurveda’ya göre insanoğlu beş duyusunu kullanarak kendi kendini şifalandırabilir. Dokunma duyumuz olan cildimiz, görme duyumuz olan gözlerimiz, işitme duyumuz olan kulaklarımız, tat alma duyumuz olan dilimiz ve koku alma duyumuz olan burnumuzun hem fiziksel, hem de zihinsel sağlığımızdaki etkileri şaşırtıcı derecede kuvvetlidir. 
Duyularımızı bilinçli olarak kullanarak bedenimizde her daim bulunan şifacıyı uyandırabilir, tüm bedenlerimizde dengeyi kurmak,  bütünsel sağlık ve güzellik halimizi yükseltmek üzere bu şifa mekânizmalarımızı kolaylıkla uyararak aktif hale getirebilir, fiziksel ve zihinsel bedenlerimizi istediğimiz yönde harekete geçirebiliriz. 
Bu bölümde özellikle dokunma duyumuzun, çoğumuz tarafından farkında olunmayan yaşamsal önemini sizlerle paylaşacağım.

CİLDİNİZİ TANIYIN
Derimiz terleme vasıtasıyla vücut ısısının ayarlanmasında görev aldığı gibi, mikrop ve parazitlerin girişini de engeller ve çeşitli salgılarla onların uzaklaştırılmasında rol oynar. 
Dokunmayı, basıncı, sıcak-soğuğu idrak etmemizde, acı ve ağrı alıcılarıyla zararlı tesirleri hissetmemizde görevlendirilmiş binlerce alıcı hücre/reseptör ile cildimiz, tam bir erken alarm sistemi olarak vücudumuzun her durumdan haberdar olması için çalışır.
Derimiz terleme vasıtasıyla vücut ısısının ayarlanmasında görev aldığı gibi, mikrop ve parazitlerin girişini de engeller ve çeşitli salgılarla onların uzaklaştırılmasında rol oynar. 
Dokunmayı, basıncı, sıcak-soğuğu idrak etmemizde, acı ve ağrı alıcılarıyla zararlı tesirleri hissetmemizde görevlendirilmiş binlerce alıcı hücre/reseptör ile cildimiz, tam bir erken alarm sistemi olarak vücudumuzun her durumdan haberdar olması için çalışır.
Ergin bir insanın deri alanının, vücut büyüklüğüne göre, 1,5–1,8 m2 arasında değiştiği görülür. Kişinin cüssesine göre derisinin ağırlığı 11–15 kg. arasındadır ve bunun da yaklaşık 4 kg'ı üst deriye, geri kalan kısmı da alt deriye aittir. İnsanın toplam vücut kitlesinin % 16'sını derinin oluşturduğu söylenebilir. İnsan bedeni, içinde barındırdığı bakteri hücreleri ile beraber yaklaşık 100 trilyon hücreye sahiptir. Bu hücreler özellikle üst deri bölgesinde birbiriyle çok sıkı bir şekilde örülmüş ve mikroplar için geçilmesi çok zor bir bariyer oluşturur.  İnsan derisinin 1 cm2'sinde 6 milyon hücre, 500 sinir hücresi ve bir metre kadar kılcal kan damarı bulunur. Derideki sinir liflerinin toplam uzunluğu ise 80 km uzunluğundadır.  
Koruyucu bir zırh gibi bizi saran derimiz öyle hayati bir önem taşır ki,  derinin % 20'si yandığı takdirde insanın hayatı sona erebilir bile.

İnsan Lenf Sistemi Ebru Şinik Blog Yazısı

Cildinizin Detoks Sistemiyle Tanışın
Bedenimizin en büyük detoks mekânizması, lenfatik drenaj sistemidir.
Lenf sistemi, çok bilinmese de vücudun çok önemli bir bölümüdür. Vücudu toksinlerden arındıran bir organ ve doku ağıdır ki bağışıklık sistemi için adeta bir kilit taşı gibidir. Sistemin ana işlevi, lenf sıvısını taşımaktır. Lenf sıvısı, akyuvarları içeren ve vücudun her yerinde enfeksiyonla savaşmayı sağlayan bir sıvıdır. Lenfatik drenaj sistemi görevleri arasında doku ve hücrelerdeki yabancı maddeler ile bakteri ve mikropları uzaklaştırmak, ölü ve yıpranmış hücrelerden kurtulmak, kaybedilen proteinlerin bir kısmını tekrar dolaşıma kazandırmak, bağırsaklarda emilen yağ asitleri ve vitaminleri dolaşıma katmak ve vücudun savunma sistemine destek olmayı sayabiliriz. Tüm bu sebeplerden ötürü sağlıklı bir lenfatik sistem, sağlıklı bir vücudun anahtarlarından biridir.
Lenf sistemi randımanlı bir şekilde çalışmayıp, vücudun muhtelif noktalarında tıkanmaya başladığı zaman şu belirtiler doğmaya başlar,

  • Yüzüklerinizin parmağınıza dar gelmesi
  • Sabahları bedende muhtelif ağrılar hissetmek
  • Sabahları bedeni adeta taş gibi katılaşmış hissetmek
  • Yorgunluk
  • Şişkinlik
  • Kaşıntı
  • Kilo artışı
  • Zayıf bağışıklık sistemi
  • Zihinde bulanıklık
  • Kuru cilt
  • İsilik veya sivilce
  • Aşırı hassasiyet
  • Baş ağrısı
  • Alerjilerde artış
  • Kabızlık, ishal ve dışkıda mukus

Lenf sisteminde tıkanıklık birçok farklı sebepten olabilir. Bunların başlıcalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

1.   Hareketsiz bir Yaşam: Lenfatik drenaj sistemimizin kalbimiz gibi bir pompası yoktur ve yer çekimine karşı direnebilmesi için vücudun hareket etmesi, egzersiz yapması zorunludur. Hareketsiz bir yaşam lenf sisteminde tıkanmalara sebebiyet verir.
2.   Stres: Stres kronik sağlık problemlerinin %80’inin sebebidir. Stres, vücutta dejeneratif etki yaratabilir ve lenfatik sistemi tıkayabilir.
3.  Dengesiz Sindirim Sistemi: Sindirim problemleri bağırsaklarınızı rahatsız edip, lenfatik sistemde tıkanmaya sebep olabilir. Vücutta lenflerin çoğunluğu bağırsak bölgesinde toplandığı için, bağırsakların sağlıklı işlemesi lenf sıvısının dolaşımı, toksinlerden arınma sağlaması, besinlerin emilimi ve bağışıklık için çok büyük önem teşkil eder.

Lenf Sağlığınız İçin Neler Yapabilirsiniz?

  • Egzersiz: Lenfatik sistemi harekete geçirmenin en iyi yolu egzersizdir. Vücudu hareket ettirip akciğerleri çalıştırmak önemlidir. Yürürken burnunuzdan ritmik bir şekilde nefes alıp vermeyi ise sakın unutmayın. Ayrıca lenf sistemi için çok etkili bir egzersiz de rebounding denilen trambolinde günde 10-20 dakika kadar zıplamaktır.
  • Masaj | Abhyanga Masajı: Lenfatik sistemi hareket geçirip, tıkanıklıkları açmak için çok önemli bir görev görür.
  • Sauna ve Buhar Banyosu: Sauna ve buhar banyoları vücudun ter yoluyla toksinlerden kurtulmasına yardım eder. Isı nedeniyle başlayan bedendeki sirkülasyon, toksinlerin atılmasını ve dokuların iyileşmesini sağlayarak, lenfatik sisteme yardımcı olur.
  • Yin Yoga: Yin Yoga hareketleri 3-10 dakika boyunca belli bir pozisyonda kalmanızı gerektirir. Yerçekiminde yaşadığımız bu değişim lenfatik sistemin açılmasına yardımcı olur.
  • Bacakları duvara dayamak: Yere uzanıp bacakları dümdüz olacak şekilde duvara uzatmak bacaklardaki kan akışını tersine çevirerek, düzenler. Ayrıca toksinlerin atılmasına da yardımcı olur ve daha rahat uyumanızı sağlar.
  • Hidroterapi duşları: Hidroterapi duşları sıcak ve soğuk suyun geçişli olarak kullanıldığı duşlardır. Duşunuzun sonuna doğru, ısıyı hızlı bir şekilde sıcak-soğuk olarak değiştirebilirsiniz.
  • Deriyi fırçalamak | Garshana Masajı: Cildinizi kuru bir şekilde fırçalayarak lenfatik sistemi harekete geçirebilirsiniz. (Bu masaj tarifini bir sonraki blog yazımızdan takip edebilirsiniz)
  • Burun Nefesi Egzersizleri: Burundan alınıp verilen kontrollü ve ritmik nefes egzersizleri olan Pranayama uygulamaları lenfatik sistemi harekete geçirme ve tıkanıklıkları açma konusunda çok etkilidir.
  • Su içmek: Susuzluk lenfatik sistemde tıkanmanın en büyük sebeplerinden biridir. Gün boyunca bol bol ılık hatta sıcak su yudumlamaya özen gösterin.